Cevap Gönder  Konu Gönder 
Andre Gide
Mesaj: #1
30-07-2007, 15:49:24 PM
quarela
Prenses
********
Prenses

Para Puan: 4625
Mesajlar: 617
Grup: Prenses
Katılım: 09-Jul-2007
Durum: İzinli
Açtigi Toplam Konu: 294


 Seviye & GüçSeviye: 22
Aktiflik: 543 / 543
quarela's HPquarela's HP
Katılım: 205 / 1,570
quarela's MPquarela's MP
Deneyim: 72%
quarela's EXPquarela's EXP
Andre Gide


1869'da Paris’te doğdu. Babası Protestan ve köylü kökenli, annesi Katolik’ti. 8 yaşında Paris'te Alsace Okulu'na gönderildi. Sık sık hastalandığı için öğrenimi kesintiye uğradı. Babasını 1880'de kaybetti. Annesinin katı otoritesi altında yetişti. 1889'da okuldan mezun oldu. Yaşamını yazarak geçirmeye karar verdi. Yazı hayatına 1891’de yayınladığı André Walter’in Defterleri ve Narsis Üstüne İnceleme ile başladı. Ama ikisi de başarısız bulundu. 1893'te Kuzey Afrika gezisine çıktı. Arap dünyasının tümüyle farklı değerleriyle tanıştı. Fransa'ya döndüğünde oradaki katı Victorya dönemi yaşantısının olumsuzluklarından rahatsız oldu. 1894'te tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Burada Oscar Wilde ve Lord Alfred Douglas'la tanıştı. Onların yüreklendirmesiyle baskı altında tuttuğu eşcinselliğini kabul etti. Annesi hastalanınca Fransa'ya döndü. 1895'te kuzeniyle evlendi. Genç Marc Allegret ile homoseksüel ilişkisi ailesinde huzursuzluk yarattı. Eşi Gide'nin kendisine yazdığı mektupları yok etti. 1'inci Dünya Savaşı yıllarında Kızılhaç ile gönüllü insani kuruluşlarda çalıştı. 1923'te ilk feministlerden ünlü Elizabeth van Byyselberghe'den olan tek çocuğu kızı Catherine doğdu. 1925'te Fransız Ekvator Afrikası'na gitti. Burada gördüklerinden de etkilendi. Dönüşünde sömürgeciliği eleştiren yazılar yazdı. Komünizme ilgi duydu. 1836'da büyük umutlarla gittiği Sovyetler Birliği'nden hayal kırıklığı ile döndü. 1938'de eşini kaybetti. 2'nci Dünya Savaşı'nın başlamasından sonra 1942'de tekrar Kuzey Afrika'ya gitti. Savaşın sonuna kadar burada yaşadı. 1947'de Oxford Üniversitesi'nden "Edebiyat Doktoru" unvanı aldı. Aynı yıl Kasım ayında da Nobel Edebiyat Ödülü'nün sahibi oldu. 1951'de yaşamını yitirdi. Yaşamı boyunca toplumsal ve bireysel ahlakın en önemli ölçütünün, bireyin içtenliği ve kendisini tanıması olduğunu savundu. Edebi, siyasal ve toplumsal sorunlara karşı hoşgörülü bir tutum benimsedi. Genel ahlak anlayışının karşısında bireysel özgürlüklerin savunucusu oldu. Ama aynı zamanda 17'inci Yüzyıl Fransız edebiyatının en önemli hümanist ve ahlakçı yazarı olarak tanındı. Düşüncelerindeki bütünlük ve soyluluk, üslubundaki arılık ve uyumla Fransız edebiyatının saygın isimleri arasında yer alır.

ESERLERİ:

DENEME:
Narkissos Üstüne İnceleme (1891)
Urien'in Yolculuğu (1893)
Aşka Teşebbüs (1893)
Bataklıklar (1894)
Vesileler (1903)
Yeni Vesileler (1911)
Ve İş Şimdi Sana Kaldı (1951, ölümünden sonra)

ROMAN:
Kalpazanlar (1926)

OTOBİYOGRAFİ:
Andre Walter'in Defterleri (1892)
Tohum Ölmezse (1926)

ŞİİR VE DÜZYAZI ŞİİR:
Andre Walter'in Şiirleri (1891)
Dünya Nimetleri (1897, 1936'da Toprağın Yarattığı Nimetler)
Hacı Ya da Sahte Peygamber Üzerine İnceleme (1899)
Savurgan Evladın Dönüşü (1907)
Kır Senfonisi (1919)
Yeni Nimetler (1935)
Thesee (1946)

TİYATRO:
Saul (1903)
Philoktetes (1899)
Kral Kandaules (1901)
Bat-Şeba (1912)
Oidipius (1931)
Persephone (1934)
On Üçüncü Ağaç (1935)
Robert Ya da Genel Çıkar (1944)
Dönüş (1946)

YERGİ:
Zincire Gevşek Vurulmuş Prometheos (1899)

ANLATI:
Ayrı Yol (1902)
Dar Kapı (1909)

ÖYKÜ:
Vatikan Zindanları (1914)
İsabella (1957)
Kadınlar Mektebi (1929)
Robert (1929)
Genevieve (1936)

İNCELEME-ELEŞTİRİ:
Dostoyevski (1923)
Rastlantılar (1924)
Kalpazanların Günlüğü (1926)
Montaigne Üstüne Deneme (1929)
Çeşitli (1931)
Henri Michaux'yu Tanımak (1941)
Düşsel Söyleşiler (1943)
Göz Önüne Alarak (1943)
Poussin Öğretimi (1945)
Şiir Sanatı (1947)
Önsözler (1948)
Karşılaşmalar (1948)
Övgüler (1948)
Chopin Üzerine Notlar (1948)
SSCB Dönüşü (1936)
SSCB Dönüşü Üzerine Düzeltmeler (1937)

DİYALOG:
Corydon (1924)

GEZİ:
Kongo Yolculuğu (1927)
Dindiki (1927)
Çad Dönüşü 1928)

ANI:
Journal 1889-1939 (1939)
Journal 1939-1949 (1945)



Ağlamak uğradığımız felaketlere karşı vücudumuzda kalan son gücün çığlığıdır ağlayamadığımız zamanlar,bizde o gücünde yok olduğu zamanlardır ki,onun yerine geçen etkili sessizlik,en şiddetli acının yarattığı gözyaşından daha yakıcıdır...
Tüm Mesajlarını Bul Alıntı Yaparak Cevapla
Cevap Gönder  Konu Gönder 

Yazdırılabilir Bir Versiyon Görüntüle
Bu Konuyu Bir Arkadaşına Gönder
Bu Konuya Üye Ol | Konuyu Favorilerime Ekle

Forum Geçişi

Bize YazınTek Link Film İndir , Film İzle , Film İzleme , N73 Temaları , Mp4 Film..En Üste GitLite (Arşiv) ModRSS Syndication
eXTReMe Tracker

1 2 3 4 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 144 145

konteyner sohbet Penis büyütücü Lida Lida Lida Web Tasarımı Oto Kiralama vbulletin Sohbet Gömlek evden eve nakliyat Porno izle evden eve nakliyat evden eve nakliyat video izle bakımlıyız Alaturqa gebelik Ankara evden eve nakliyat