Tek Link Film İndir , Film İzle , Film İzleme , N73 Temaları , Mp4 Film..

Full Versiyon: Şifalı Bitkileri Tanıyalım!<<izzy>>
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın
Kayısının Faydaları
Cildi, mikrop ve mantarlardan korur, güzelleştirir.
Deriyi korur ve yaraların tedavi edilmesinde birebir besin aracıdır
Gözlere parlaklık verir.
Mide ve on iki parmak bağırsağı ülserinin meydana gelmesine engel olur ve bu arada meydana gelmiş ülserin iyileşmesinde de önemli rol oynar
Bağırsak tembelliğini giderir.
Kansere karşı koruyucu bir etkiye sahiptir.
Kalp kaslarını kuvvetlendirir.
Fazla kiBuuarı önler
Safra bezlerini temizler, böbrekleri çalıştırır.
Basura faydalıdır
A,B,C vitaminleri, protein, bol miktarda şeker ve madensel tuzlar içeren bir meyvedir.
İştah açar, kan yapar, bedensel ve ruhsal yorgunlukları alır.
Sinirleri güçlendirir.
Uyku verir
Kabızlığa iyi gelir (aç karnına yenildiğinde hem de her haliyle; kuru, taze yada kompostosu, reçeli, hoşafı...)
Cilt güzelliği için birebirdir
Yanınızda kayısı bulundurun, çünkü böylece açlıktan kan şekeriniz düştüğünde kayısı yersiniz.
Vitamin A yönünden çok zengin bir kaynaktır. göz sağlığı açısından elzemdir


Antep Fıstığının Faydaları
Günde 10-12 adet yenilen iç antepfıstığı,vücudun günlük yağ ihtiyacını karşılayabilmektedir.
100 g antepfıstığı vücudun günlük protein,vitamin B1 ve fosfor ihtiyacının %35''ini karşılayabilmektedir.
Antepfıstığında kolestrol yoktur Kandaki kolesterol seviyesini düşürür. Kroner kalp hastalığının riskini azaltır.
Antep fıstığı protein yönünden 2 kat,fosfor yönünden 4 kat sığır etinden daha üstündür
Vitamin E,B ve C komplexince zengindir.
Antepfıstığı şeker hastalığında (Diabete Mellitus)kullanılabilir
100 gr antepfıstığında 4.0 gr posa bulunur.Posa miktarı yönünden pirinç, patates ve buğday (0.3 gr) dan daha üstündür
İnce bağırsakta glikoz emilimini azaltır ve kan şekerinin yükselmesini önler.
Yapısındaki lipitlerin çoğunluğu monounsature yağ asiti içerdiğinden(35 g), kan şekerini yükseltme (Glisemik indx) yönünden buğdaydan daha az riske sahiptir
Kalp İçin Antep fıstığı kalp sağlığını korumada önemli bir ilaç vazifesi görür
Hastalıktan Sonra Antep fıstığı nekahet dönemlerinde de vücudumuzun dostudur. Bir terkip içinde veya tek başına tüketilen fıstık, nekahet dönemin rahat ve kısa sürmesini sağlar, bünyeyi dirençli hale getirir
Akciğer için iyi bir iltihap temizleyicidir. Göğsü yumuşatır, ağrılarını hafifletir, öksürüğün geçmesine yardımcı olur.


Ihlamurun Faydaları
Ihlamurun içinde uçucu yağ, tanen, şeker, C ve P vit***** reçine ve enzimler bulunur.
Öksürük ve Balgam İçin Ihlamuru kaynatıp içtiğinizde hem göğsünüzü yumuşatır hem de rahatlatıp terletir.
Mide Şikayeti Olanlara Ihlamuru tek başına kaynatıp içerseniz hazmı kolaylaştırır. Bunun yanı sıra ıhlamurun içine biraz kekik, nane ve rezene ile kaynatıp içerseniz hem mide yanmalarına, hem de kusma türü rahatsızlıklara iyi gelir.
Cildinizde Leke mi Var? Hemen ıhlamuru suda kaynatıp sıvı sümüksü bir hal alıncaya kadar bekletin. Sonra bu sıvıyı lekelere sürün faydasını göreceksiniz. Yine aynı şekilde elde edeceğiniz ıhlamurla kırışıklıklara masaj yaparsanız iyi sonuç alacaksınız.
Strese Stres için ıhlamur çayı iyi gelir. İçine çok az karanfil atarsanız hem tadına güzel bir tat katmış olursunuz, hem de sizi sakinleştiren etkisini arttırırsınız.
Grip ve Nezle Olunca Grip ve nezle olunca ıhlamuru hiç eksik etmeyin. Bilinmelidir ki bu tür hastalıklarda ıhlamur sadece terlemeyi sağladığı için değil, aynı zamanda vücudun direncini de artırarak tedaviye yardımcı olur.
Göz Çapaklanmalarında Ihlamuru kaynatın ve süzün. Pamuk yardımı ile gözlerinize kompres yapın. Hem çapaklanmaları önleyecektir, hem de gözünüzü dinlendirecektir. Gözlerinize kompres yaparken gözünüzü kapatmayı unutmayın.
Saçlarınıza da Ihlamur Ihlamuru kaynatıp elde ettiğiniz su ile ara sıra saçlarınızı yıka***** saçlarınızın beslenip kuvvetlenmesini sağlayabilirsiniz. Bu işlemden sonra saçınızı durulamayı ihmal etmeyin.
Kan dolasımını düzenler
Kabızlıkta da ıhlamurdan yararlanabilirsiniz.
Kramplar için de ıhlamurun iyi bir ilaç olduğunu unutmamalısınız.
Sabah aç karnına içilmeye devam edilen ıhlamur zayıflamak isteyenlere bu hususta yardımcı olacaktır.
Ihlamurun migren için birebir olduğu bilinir.
Yan etkisi var mı? Uzun süre ve fazla miktarda kullandığınızda kalbinize zarar verebileceğini unutmamalısınız.


Kahvenin Faydaları

Kahvenin selülit yapmak bir yana, vücuda daha fazla hareket kazandırarak, metabolizmanın yağ yakmasına katkı sağladığı saptanmıştır.
Kahvenin ayrıca depresyon ve alkolizm tedavisine iyi geldiği
Kalın bağırsak kanserini önleme özelliğinin bulunduğu saptanmıştır



Kuru Üzümün Faydaları

Üzüm ürünlerindeki demir, kalsiyum ve potasyum minerallerinin, kemik gelişimi yanında kansızlığı, halsizliği, zayıflığı ve ishali tedavi edici özelliği bulunmaktadır.
Kilo almak isteyen de rejim yapmak isteyen de üzüm yemelidir çünkü enerji verir.
Protein ve karbonhidrat kaynağıdır
A,B1,B2,B6, C vitaminleri ile fosfat, kalsiyum, demir, fosforik asit, organik asitler, formik asit minerallerini içerir.
Günlük kalsiyumun 1/5'ini ve demirin ise 1/3'ünü karşılar. Mineraller halsizliği, kansızlığı, ishali ve zayıflığı tedavi eder.
Karaciğer zaafiyetine, öksürüğe, bronşite de iyi gelir.
Mideye çok faydalıdır.
Ayrıca Unutkanlığa da iyi gelir.
Kuvvetli bir gıdadır.


İncirin Faydaları
Enerji verir.
Vitamin ve mineral bakımından zengin bir gıdadır.
Bağırsaklardan toksik maddelerin atılması kandaki kollestrol seviyesinin düşürülmesi gibi faydaları da vardır.
Bağırsak iltihabı olanlar inciri çok yemelidir.
İncirin kurutulmuşu çok değerli olup, iyi bir besin kaynağıdır. Balgam söktürücü, yumuşatıcı olarak kullanılır.
Ayrıca kış aylarında vücudun direncini arttırır,
Pek çok sağlık sorununa karşı güç ve dayanıklılık kazandırır.
İncirin bünyesinde şeker, albüminli maddeler, organik asitler, pektin, provitamin, A, B1, B2, C vitaminleri, magnezyum, kükürt, fosfor ve unlu maddeler bulunur.
İnciri cevizle birlikte yerseniz hem vücudunuzu zehirlerden korur, hem de bronşite iyi gelerek öksürüğü keser. Nezle için de faydalıdır.
İnciri sütle ya da sirkeyle eğer oda olmazsa yalnızca zeytinyağına batırıp yiyerek basur şikayetinizi ortadan kaldırabilirsiniz.
Sesiniz kısıldığında hemen bir inciri bir su bardağı kadar sütün içine koyup bir cezvede kaynatın. Ilık ılık bu şurubu için, çok yararını göreceksiniz.
Yaş dalları kırıldığında akan sütümsü beyaz sıvı, nasır ve siğillere sürülür.
Yaşı kurusundan daha fazla tercihe şayan olan incir vücuda kuvvet verir. Anasonla beraber yenen incir hem kan yapar, hem de şişmanlatır. Bağırsak iltihabı olanlar inciri çok yemelidirler.
Kuru incir, içerdiği protein miktarı yönünden fakir, sentezinde kullanılan aminoasit çeşidi açısından zengindir, bu nedenle hücre gelişimini destekler. Ayrıca kuru incir, boğaz ağrısı bronşit ve öksürüğe de faydalıdır.
POLEN NEDİR?
Bitkiler, bilindiği gibi yeterince hareket edip, yer değiştiremiyen canlılardır. Bitkilerin büyük çoğunluğu nesillerini devam ettirebilmek için tohum yaparlar. Tohumlar toprağa düşüp veya dikilip aynı cins bitki olarak yeniden doğarlar. Tohumdan hemen önce açan çiçeklerin ortasındaki erkek üreme organlarının başcık kısmında, çiçeğin genel görünüşünden ayrı ancak bitkinin tüm kalıtsal özelliklerini taşıyan toz şeklinde hücreler kümesi vardır. Bitki cinsine göre, bu erkek üreme hücresi tozcuklar, ya aynı çiçeğin içine veya başka bir yerdeki aynı cins çiçeğin içine rüzgar sinek, böcek, karınca, kelebek, arı veya insan eli gibi vasıtalarla girerek çiçeğin dişi organında döllenmeyi sağla***** cinslerinin devamınıda sağlamış olurlar.

Polen işte bu çiçek üreme hücreleridir. Bitkilerin çiçekleri dönemleri bitince polenler de kaybolurlar.

Okullardaki derslerde öğretilen polen budur. Ancak 1960 'lı yıllardan itibaren İsveç'li bilim adamları bu çiçek üreme organlarının çok yüksek bir besin ve ilaç olduğunu keşfedip dünyaya duyurmasından sonra polen botanik yönden öğretildiği kadar tıbbi yönden de bilim adamlarına ve kullanıcılara tüm özellikleriyle tanıtılmaya ve dünyaa bilinçli kesim tüketiciler tarafından yoğun şekilde kullanılmaya başlanmıştır.

POLEN VİTAMİNLER VE MİNERALLER DEPOSUDUR
Polenin analizleri dünyanın ünlü labaratuarlarında yapılıyor.CNRS dünyaca tanınmış bir araştırma örğütü CNRS araştırma uzmanlarından Armond PONS'un kitabında, polenin bütün vitaminleri taşıdığı açıklanıyor


Polende tüm vitaminler ve diğer cevhelerin insan yaşamı için en ideal oranlarda bulunması başka üstün bir özelliktir. Başka pek çok besinde bulunabilen vitaminler az, üreme, gelişme, düşünme, güç verme ve uzun ömür sağlaması gibi en önemli görevleri yerine getirmeyi sağlayan ve seçkin, az besinlerde bulunan vitamin ve diğerleri kat kat fazladır.

A ve C vitaminleri az, B vitaminleri çok yüksek orandadır. B vitaminleri, bilindiği gibi "uzun ömür vitaminleri" dir. Dış etkenlere karşı hücreyi, bağışıklık sistemini uyararak korur, sürekli hücre yeniler, hemoglobini çoğaltarak hücreye bol oksijen gelmesini sağlar.

Polen araştırmanlarından bilim adamı Alain Callas'ın bir analizi şöyle:
100 gram karışık çiçek polenin de 500-900 mg. B1 ve 2760 mg. B5 vitaminleri vardır. Yani, günde alınacak 1 gram polen, insana yeterli B vitaminlerini sağlıyor demektir.

Polenlerde ortalama olarak %20-30 protein %45 serbest amino asitler, %25-30 doğal şekerler ve selüloz bulunmaktadır. Hiç bir bitkide bulunmayan süt şekeri LAKTOZ, polende bulunmaktadır. Sindirim fermentleri olan nişasta ve fosforu, büyümeyi sağlayan ve hızlandıran, hücre metabolizmasını uyaran yararlı hormonları, nükleik asitleri taşımaktadır. Tam 22 çeşit amino asit bulunan polene karşı bu çeşit, temel besinimiz olan sütte 17'dir.

Polendeki tüm vitaminler, A,B(1-2-3-4-5-6-7-8-9-12),C,D,E,H,P,PP'dir.

Polende 22 çeşit amoni asit, 27 çeşit madensel tuz, doğal hormon, enzim, coenzim, pigment, karbonitrat ve fermentler vardır.

Polendeki H vit*****n varlığı, Rus araştırıcı deviatrin ve Joirich tarfından açıklanmıştır. Bu vitamin gelişmeyi kolaylaştırır. Deri ve göz iltihaplarını önler.

Polende rutinde vardır. Ayrıca kara buğday, sedef otu ve frenk üzümünde rutin tesbit edilmişti. Rutin, kılcal damarları etkileyerek fazla kanamaya engel olur. Kalp kasının çalışmasını güçlendirir.

Chauvin ve Lenormand'ın araştırmalarıyla polenin antibiotikler içerdiğide gün ışığına çıkarılmıştır.

Grecean ve Enciu'nun bu konuda yaptığı çalışmalar sonunda polenin, Staphylocoscus, Salmonella, Ecoli ve Bacillus anthracis'e karşı etkili olduğu ve bunların üremelerinin engellediği tespit edilmiştir.

Prof.Dr.M.Mihri Memoğlu ve Dr.Kadriye Sorkun'a göre polen, Metbolizmamız için çok değerli temel maddeleri içerir. Organizmamız için çok değerli temel maddeleri içerir. Organizmamızı zinde tutmak ve dengeli beslenmek için vücudun ihtiyacı olan eksik maddeleri tamamlamak ve korumak açılarından yaşamsal önem taşımaktadır.

Polende bulunan başlıca amino asitler Cystine, Histidin, Trytoptan, Methionin, Phenylalanin, Thereonin, Arginin, İzoleucin, Leuoin, Lysin, Valin, Glutamin'dir. Polende bulunan başlıca asitler, Pantethenic, Linoleik, Ascorbik ve Arachidonik'di. Demir, bakır, kalsiyum, sodyum, magnezyum, silisyum ise polende varlığı tespit edilen elementlerden bazılarıdır. Polende bununan iz elementler, alimünyum, nikel, titanyum ve çinkodur.

Uzun yaşam vitaminleri olan B'lere gelince:
1 Gram (Dörtte bir çay kaşığı) polendeki 8 mg. B1 vit***** şu besinler sağlayabilir.

70gr bira mayası, 3kg. Karaciğer, 8 tam kepekli ekmek, 40 beyaz ekmek, 20kg. elma veya domates.

1gr. polendeki 5 Mg. B2 vit*****ni şu besinler sağlayabilir.

50grr. bira mayası, 15 kepekli ekmek, 74 beyaz ekmek, 6kg. portakal, 12kg. domates, 16kg. elma

1gr. polendeki 27 Mg. B5 vit***** (Pantotenik asit) şu besinler bulundurur.

35gr. bira mayası, 13kg. sığır eti, 25kg. kabuklu buğday, 95lt. süt

BİLİM ADAMLARINA GÖRE POLEN VE POLENİN FAYDALARI
Fransız Pr.Dr. Robert Toucguet 5 ayrı dilde 26 kitap yazmış bir bilim adamıdır. "100 yıl dinç yaşamak"(Pour vivre cink fois vingt ans) isimli kitabında polenin faydalarını şu şekilde anlatıyor;

"Polen harika besinlerin en üstünüdür. Kimyasal analizler polende, vitaminler, proteinler, yağ, şeker, mineral, hormon, büyütücü faktör, pigment vs. bulunduğunu gösteriyor. Bu canlı ve dengeli besin beyni ve vücudu yorgun uyuşuk insanlara bir kaç günde canlılık ve yaşama neşesi veriyor. Büyüme faktörleriyle cılız ve yorgun çocukların hızlı gelişmesini sağlıyor. Kansızlarda, bir ay süre ile hergün bir kahve kaşığı polen yedikten sonra yapılan labaratuar denemeleri, kandaki kırmızı küreciklerin, milimetre küpte, beşyüz bin arttığını gösteriyor.

Hafif laksatif, yani barsak çalıştırıcısıdır. İç zehirlenmeleri önleyicidir. Sabah, öğle ve akşam bol vitamin almak için polen yiyiniz. Ilık süt, çay, kahve yada suya karıştırılır veya doğrudan yenilir. Günlük normal miktar bir çay kaşığıdır. Aşırı yorgunluk, zayıflık, hastalık, kansızlık, yavaş gelişme gibi durumlarda dozu artırınız. Hiç bir yan etkisi tespit edilmemiştir. Son araştırmalar erken ihtiyarlamadan koruduğunu gösteriyor. Siz, 60 yaşından sonra 40 yıl daha dinç yaşamak istiyorsanız poleni hemen her gün yiyiniz."

Sağlık ve beslenme konularında 30 dan fazla kitap yazmış olan fransız Dr.Raymond Dextreit, "Le miel et pollen" (Bal ve polen ) isimli kitabında polenin faydalarını şöyle açıklıyor:

"Değişik labaratuarlarda, özellikle Rusya vitaminler enstitüsünde birçok kez yapılan analizlere göre polen, vitan ve ferment gibi canlı cevherlerden yana çok zengindir. Prof.Joiriche, Dr.Chauvin ve Alain Caillas'ın yaptıkları polen analizleri göz önüne alınırsa, en başta sinir dengesi kurmaya yaradığı anlaşılır. Beyin yorgunluğu ve düşünsel bunalım sonucu ortaya çıkan, zayıf sinirli, gücü tükenmiş ve uyuşuk insanlar, her gün yedikleri 2 kaşık polen le gerçek bir sağlık verici, sakinleştirici ilaç bulabiliyorlar.

Şişmanlık ve zayıflık, ishal ve peklik gibi karşıt durumlarda dengeye getirici, sağlık kazandırıcı bir etki yapar. Salgı bezlerini ve hormanla sistemi uyarır. Polit, ince bağırsak ilthabı ve bağırsak kokuşmasında faydalıdır. Özellikle kolibasillere mikroplara öldürücü ve üremeyi durdurucu etkisi denenmiştir.
ANASON

Diğer AdlarıAnis, Anisi fructus, Pimpinella anisumBilgiVatanı, Asya'dır. Maydanozgillerden; yarım metre kadar yükseklikte bir bitkidir. Yaprakları yuvarlak veya böbrek şeklindedir. Çiçekleri beyazdır; meyveleri küçüktür. "Anason" denilen meyvelerinde "Anethol" vardır. Kokucu ve yakıcı lezzettedir. Temmuz ve Ağustos aylarında toplanır.Tibbi Etkileri ve KullanımıHazmı kolaylaştırır, iştahsızlığı ve yemeklere karşı duyulan tiksintiyi giderir. Mide ve Bağırsak gazlarını söktürür, idrarı artırır. Kusmaları ve ishali keser. Aybaşı kanamalarının düzenli olmasını sağlar. Ancak, aybaşı kanamaları ve hamilelik döneminde kullanılmaz. Anne sütünü artırır. Sinirleri yatıştırır. Migren ağrılarını keser. Beyin yorgunluğunu giderir. Uyku verir. Kalbi kuvvetlendirir. Kandolaşımının düzenli olmasını sağlar. Cinsel arzuları kamçılar. Astım, nefes darlığı ve bronşitte görülen şikayetleri giderir, öksürüğü keser. Genç kızların memelerinin dolgun ve dik olmasını sağlar. Yaşlılarda ise, meme sarkmasını önler. Fazla miktarda kullanıldığı zaman uyuşukluk verir.
Enginar karaciğer dostu, yağ düşmanı

--------------------------------------------------------------------------------

Ege ve Marmara bölgelerinde yaygın olarak yetiştirilen enginar, yazın gelmesiyle birlikte pazar tezgahlarını da süslemeye başladı.

Şifa kaynağı enginar, pek çok kişi tarafından bilinmeyen; ancak şuurlu beslenenlerin karaciğer desteği için kür halinde tükettikleri vitamin deposu bir sebze olarak akademik literatürde yerini alıyor. Enginarın, karaciğeri yenilemesinin yanı sıra karbonhidratların kolayca yakılmasını sağlamasıyla en etkili zayıflatıcı olduğu da ortaya çıktı.

Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hulusi Malyer, A ve C vitaminlerinin yanında kalsiyum, potasyum, demir, manganez, fosfor gibi mineraller ihtiva eden enginarın, önemli bir besin kaynağı olduğunu bildirdi. Prof. Dr. Malyer, yapısında bulunduğu fenolik bileşiklerden dolayı karaciğer toksinlerini temizleyici (antihepatoksik) özelliğe sahip enginarın diğer faydalarını şöyle sıraladı:

"Safrayı uyarıcı (kloretik), idrar söktürücü (diüretik), kolestrol düşürücü (hipokolesterolemik) ve kan yağı seviyesini düşürücü (antilipidemik) etkisi bulunuyor. Enginarda bulunan ana kimyasallar çeşitli olmakla beraber, karaciğer üzerindeki olumlu etkilerinde bitkinin yapraklarında yoğun olarak bulunan sinarin (cynarin) adlı madde rol oynuyor. Sinarin karaciğer, safra kesesi, böbrek ve bağırsakların düzenli çalışmasına yardım ediyor. Araştırmalar, enginarın toksinlerin etkilerine karşı karaciğeri koruduğunu gösteriyor."

Karaciğerdeki kan dolaşımını artırdığı ve hücre bölünmesini teşvik ettiği bilenen enginar, böylece gıdaların enerjiye dönüşmesinde büyük rolü bulunan karaciğerin kendini yenilemesine yardımcı oluyor. Enginarın en önemli etkisi ise kan yağı seviyesini düşürmesi. Karaciğerdeki yağ depolarını harekete geçiren enginar, kolesterol sentezi oranının düşürülmesine yardımcı oluyor. Yapılan çalışmalarda enginarın kandaki toplam kolesterolün, LDL ve trigliserit miktarının düşürülmesine yardımcı olduğu gözlemlendi.

Ayrıca karbonhidratların yanmasına büyük katkı sağlayan enginar, zeytinyağlı yemeğinin yanı sıra zayıflama maksatlı, çiğ olarak suyla kaynatılıp, suyu içilerek de kullanılıyor. Bir kafa enginar kabukları kesildikten sonra dörde bölünerek 3 kilogram suda kaynatılıyor. Su fokurdamaya başladıktan sonra kısık ateşe alınarak, 10 dakika kaynamasına devam ediyor. Su süzülerek, sabah akşam aç karna 1 su bardağı içiliyor. Su buzdolabında saklanırken, haşlanan enginar da salata olarak tüketilebiliyor. Kaynamayla enginardaki amilaz enziminin suya geçmesi sağlanıyor, bu enzim karbonhidratların yakılmasını, dolayısıyla da yağların çözülmesini sağlıyor.
Keten Tohumu Ve Faydaları

--------------------------------------------------------------------------------

Keten tohumunun faydaları
10 bin yıldır gıda olarak da kullanılan keten bitkisi, etkili bir gençlik, sağlık ve güzellik kaynağı. Keten tohumunda yok yok; Kolesterol düşürücü, felç, kanser, unutkanlık önleyici, bağırsak çalıştırıcı ve temizleyici etkisi bunlardan birkaçı. Uzmanlar, sıvı şeklinde, salataların üzerine serpiştirilerek veya günde bir çorba kaşığı şeklinde tüketmeyi öneriyor.

Keten tohumunun yararları

Mide-bağırsak sorunlarına karşı iyi gelir
Bağırsakları yumuşatır, kabızlığa karşı iyi gelir
Kemikleri güçlendirir. Özellikle menopoz döneminde yararlı
Bağışıklık sistemini güçlendirir
Menopoza bağlı şikâyetleri hafifletir
Kalp-damar hastalıklarından korur
Kolesterol, şeker seviyesini dengeler
Yüksek tansiyonu düşürür
Romatizmal hastalıkları önler
Sinir sistemini güçlendirir
Hafızayı güçlendirir
Konsantrasyon bozukluğuna karşı iyi gelir
Yaşlanmaya bağlı dikkat dağınıklığına karşı iyi gelir
Haricen kullanılarak yaraların çabuk iyileşmesini sağlar
Egzama ve sedef hastalıklarında kullanılır
Nasırlarda kompres olarak kullanılır
Solunum yolu hastalıklarında olumlu etki yapar
Ruhsal bozukluklara karşı iyi gelir
Öksürüğü giderir
Ağız boşluğu, boğaz ve diş eti rahatsızlıklarında gargara olarak
kullanılır
Lifleri sanayide, özellikle dokumacılıkta kullanılır
Keten tohumu ne içerir?

Omega-3, Omega-6 ve Omega-9 yağ asitleri
Yüksek oranda çözünür ve çözünmez lif
Protein
Lignanlar (kansere karşı maddeler)
Vitaminler
Mineraller
Aminoasitler
Keten tohumu nasıl tüketilir?

Kaynatılarak içilebilir.
Dövülerek, öğütülerek toz haline getirilebilir. Bir kaşık ağza
atıldıktan sonra arkasından su içilebilir.
Kavrulmuş olarak tüketildiğinde daha lezzetli olur. Keten
tohumunun çok özel bir tadı veya kokusu yoktur, ama kavrulunca güzel
bir tada kavuşur.
Tohum şeklinde de tüketilebilir.
Yemeklere, yoğurda, salatalara, müsliye, pasta, börek gibi unlu
mamullere karıştırılarak da tüketilebilir.
Günde 1-1.5 çorba kaşığı keten tohumu sağlıklı kalmak açısından
yeterlidir. Dozunu kaçırmamakta yarar var.
püren otunun özellikleri

--------------------------------------------------------------------------------

Arkadaşlar püren otu genellikle şu bildiğimiz zayıflama çaylarının içinde bulunabilmektedir...
Püren otunun zayıflatıcı etkisi vardır peki bu nasıl olur;püren otu yağ eritici bir özelliğe sahiptir örneğin yemekten önce kullanırsak yediğimiz yiyeceklerin yağlarını eritir tabi bu kadar az değil.Tansiyonu dengeler,şekeri dengeler,sindirimi kolaylaştırır...
__________________
Referans URL