24-05-2008, 09:59:11 AM
arkadaşlar tamamen türk yapımı oyunudur ve herşey türkçedir
oyun hakkaında bilgi
arkadaşlar klasik bir mmorpg dir ve en yüksek lewel 39dur
neden diyorsanız her 10 seviyede 3 yetenek açılır
sizi uyarayım görev yapmam diyarsanız heralde 2 yılda 39 olursunuz
çünkü görevsiz çok zor
hikaye
Kör Adamın Gördükleri
Demek afeti ve getirdiklerini soruyorsun bana genç kişi. Dinle öyleyse, sana en başından anlatayım ortak kaderimizi
1956 yılının 25 Aralık' ında dünyanın yörüngesi güneş sistemi dışından gelen bir asteroid kümesiyle kesişti. Dünyanın her yanında büyük bir yıkım gerçekleşti. Sadece gökyüzünde asılı kalan toz bulutları bile milyonlarca insanın ölümü için yeterliydi. Fakat meteorların ortaya çıkardığı tek gerçek, yıkım ve ölüm olmamıştı.
Asıl açığa çıkanın yüz binlerce yıldır yer kabuğunu bizlerle paylaşmış, kimilerinin canavarlar kimilerininse saklı türler olarak adlandırdığı, arzın bilinmeyen derinliklerindeki komşularımız olduğunu öğrendik. Çok sıra dışı tesadüfler sonucu kimi insanlarla karşılaşmış ve masal diye adlandırdığımız hikayelere konu olmuş varlıklar!
Afetten birkaç yıl sonra, daha insanlık kozmik yıkımın yaralarını yeni sarmaya başlamışken, meteorların açtığı derin yarıklardan yollarını buldular yeryüzünün yabancı ortamına. İlk kim saldırdı bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki o da hiçbir şeyin bir daha eskisi gibi olamayacağıdır.
5 milyar yaşındaki yerkürenin üzerinde yalnızca birkaç yüz bin yıldır varolan bizlerin daha öğrenecek çok şeyi olduğu bir gerçekti. Element büyüsünü ilk kullanabilen insan, saklı türler 'den elde edilmiş bir kitabı deşifre edebilmiş yaşlı bir dil bilimciydi. Bugünün madde büyücüleri halen kitaplarının kapaklarına onun adının baş harflerini işlerler.
Ruh büyücülerinin namıdiğer şifacıların varlığı ise saklı türler den kimileriyle kurdukları bağlantı sonucu ruhun ve doğanın güçlerini harmanlamayı öğrenmiş küçük bir Mevlevi toplulukla başladı.
Eski usuller ile birlikte yeni keşfedilmiş güçlerin de kullanıldığı amansız bir savaş açıldı dünyanın dört bir yanında "Saklı Türler" 'e karşı!
Neredeyse yarım asırdır izliyorum bu savaşı ve çok şey gördü bu artık görmeyen gözlerim. Bir büyücünün sözüyle harekete geçip eti kavuran yıldırımları, bir şifacının dileğiyle canlanıp düşmanlarını sarmalayan zehirli sarmaşıkları, korkusuz bir savaşçının çığlığıyla düşmanlarının dizlerinin titrediğini gördüm...
Sayısız ölüm gördüm. Bunlar kimine keder getirdi, kimineyse yaşama sebebi ve insanoğlu her zaman yaptığı gibi yeni dünyaya uyum sağladı.
Fakat afetten sonra bile kişinin unutmadığı tek bir şey vardı ki o da insanın insana kıymasıdır. "Lodos" ve "Arzın Çocukları" işte bu anıların ürünüdür.
İnsanlık tarihi böylesine zıt görüşleri hiçbir zaman hoş görmemiştir ne yazık ki. İki topluluk arasındaki kanlı savaş otuz yıldır devam ediyor dünyanın birçok yerinde ve daha da devam edecek gibi görünüyor.
Bense insanın insana kıymaya tekrar başladığı gün kapadım gözlerimi ışığa.
Şimdi sen söyle genç kişi...
Bir zamanlar bir tablo kadar güzel olan İstanbul'da sen bu savaşın neresinde duruyorsun ?
yaratıklarr:
Küçük Fare
Her yerde bulunabilen, en felaket ortamlarda bile sağ kalmayı başarmış, bildiğimiz kedi yiyen sıçanlar. Isırıklarından kana karışan toksin ve bakteriler sorun yaratabilir.
Etleri sert ve kayış gibi olduğu için en ucuz et türüdür.
İri Fare
Yerin derinliklerinde yaşayan sıçan türü. Yeryüzündeki kuzenlerine göre çok daha vahşi ve tehlikelidirler. Isırıklarının ciddi zehirleyici etkileri vardır. Çok iyi göremezler ama hassas burunları ve havadaki çok ufak titreşimleri bile hissetmelerini sağlayan bıyıkları vardır.
Meteordan sonra yeryüzüne de yayılmış olan bu türe halk arasında “İnek” de denilir. Bu ismi tatlarının sığır etine benzerliğinden değil boyutlarından ötürü almışlardır. Yine de leziz “inek kebabını” satın aldığınız zaman etin kaynağının bu yaratıklar olduğuna emin olabilirsiniz.
Cin
Saklı türlerin düşük zekalı ama organize yaratıkları. Afetten sonra çoğu cin kabilesinin yer altı yerleşimleri yıkılmış ve bu sefil yaratıklar yeni arayışlar içine girmişlerdir ki bu arayışları onları yeryüzüne de çıkarmıştır.
Cinler tek kaldığında korkak ama grup olarak korkulması gereken vahşi bir türdür. Kabile anlayışına sahiptirler. Kabile şamanları, savaş şefleri ve şefler önemli mevkileri oluşturur. Kabileler güçlerinin yetmediği durumlarda kolayca ittifak kurar, kaynaşır ve ürerler. Yine de bir cin topluluğunda birilerinin anlaşmazlık sonucu ölmediği gün hemen hemen hiç yoktur.
Zekalarının geriliği yüzünden kendileri teknoloji geliştirememiş veya karşılaştıkları diğer medeniyetlerden teknoloji öğrenememişlerdir. Bu nedenle Tüftüf ve çivili kemikten daha gelişmiş silahlara korkuyla yaklaşırlar.
Saklı türler arasında hor görülür ve başta Meran’lar tarafından köle olarak kullanılırlar.
Fareadam
Kuklacı tarafından afet sonrasında geliştirilmiş yeni bir ırk. İnsanlar kadar zekidirler ve yine insanlar kadar karmaşık bir toplumsal düzene sahiptirler. Bir zamanlar müttefik olmuş bu ırk, insanlarla neredeyse topyekün savaş halindedir. Yine de fareadamlarla yenilenebilecek bir müttefiklik kimilerinin en büyük umudu olmaya devam etmektedir.
Kurtadam
Saf, kirlenmemiş, evcilleşmemiş vahşiliğin ete kemiğe bürünmüş hali. Toplulukları ve geçmişleri hakkında pek birşey bilinmiyor.
(sadece bunlarla sınırlı değildir)
arkadaşlar şimdilik bu kadar
güncellenecek
oyun hakkaında bilgi
arkadaşlar klasik bir mmorpg dir ve en yüksek lewel 39dur
neden diyorsanız her 10 seviyede 3 yetenek açılır
sizi uyarayım görev yapmam diyarsanız heralde 2 yılda 39 olursunuz
çünkü görevsiz çok zorhikaye
Kör Adamın Gördükleri
Demek afeti ve getirdiklerini soruyorsun bana genç kişi. Dinle öyleyse, sana en başından anlatayım ortak kaderimizi
1956 yılının 25 Aralık' ında dünyanın yörüngesi güneş sistemi dışından gelen bir asteroid kümesiyle kesişti. Dünyanın her yanında büyük bir yıkım gerçekleşti. Sadece gökyüzünde asılı kalan toz bulutları bile milyonlarca insanın ölümü için yeterliydi. Fakat meteorların ortaya çıkardığı tek gerçek, yıkım ve ölüm olmamıştı.
Asıl açığa çıkanın yüz binlerce yıldır yer kabuğunu bizlerle paylaşmış, kimilerinin canavarlar kimilerininse saklı türler olarak adlandırdığı, arzın bilinmeyen derinliklerindeki komşularımız olduğunu öğrendik. Çok sıra dışı tesadüfler sonucu kimi insanlarla karşılaşmış ve masal diye adlandırdığımız hikayelere konu olmuş varlıklar!
Afetten birkaç yıl sonra, daha insanlık kozmik yıkımın yaralarını yeni sarmaya başlamışken, meteorların açtığı derin yarıklardan yollarını buldular yeryüzünün yabancı ortamına. İlk kim saldırdı bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki o da hiçbir şeyin bir daha eskisi gibi olamayacağıdır.
5 milyar yaşındaki yerkürenin üzerinde yalnızca birkaç yüz bin yıldır varolan bizlerin daha öğrenecek çok şeyi olduğu bir gerçekti. Element büyüsünü ilk kullanabilen insan, saklı türler 'den elde edilmiş bir kitabı deşifre edebilmiş yaşlı bir dil bilimciydi. Bugünün madde büyücüleri halen kitaplarının kapaklarına onun adının baş harflerini işlerler.
Ruh büyücülerinin namıdiğer şifacıların varlığı ise saklı türler den kimileriyle kurdukları bağlantı sonucu ruhun ve doğanın güçlerini harmanlamayı öğrenmiş küçük bir Mevlevi toplulukla başladı.
Eski usuller ile birlikte yeni keşfedilmiş güçlerin de kullanıldığı amansız bir savaş açıldı dünyanın dört bir yanında "Saklı Türler" 'e karşı!
Neredeyse yarım asırdır izliyorum bu savaşı ve çok şey gördü bu artık görmeyen gözlerim. Bir büyücünün sözüyle harekete geçip eti kavuran yıldırımları, bir şifacının dileğiyle canlanıp düşmanlarını sarmalayan zehirli sarmaşıkları, korkusuz bir savaşçının çığlığıyla düşmanlarının dizlerinin titrediğini gördüm...
Sayısız ölüm gördüm. Bunlar kimine keder getirdi, kimineyse yaşama sebebi ve insanoğlu her zaman yaptığı gibi yeni dünyaya uyum sağladı.
Fakat afetten sonra bile kişinin unutmadığı tek bir şey vardı ki o da insanın insana kıymasıdır. "Lodos" ve "Arzın Çocukları" işte bu anıların ürünüdür.
İnsanlık tarihi böylesine zıt görüşleri hiçbir zaman hoş görmemiştir ne yazık ki. İki topluluk arasındaki kanlı savaş otuz yıldır devam ediyor dünyanın birçok yerinde ve daha da devam edecek gibi görünüyor.
Bense insanın insana kıymaya tekrar başladığı gün kapadım gözlerimi ışığa.
Şimdi sen söyle genç kişi...
Bir zamanlar bir tablo kadar güzel olan İstanbul'da sen bu savaşın neresinde duruyorsun ?
yaratıklarr:
Küçük Fare
Her yerde bulunabilen, en felaket ortamlarda bile sağ kalmayı başarmış, bildiğimiz kedi yiyen sıçanlar. Isırıklarından kana karışan toksin ve bakteriler sorun yaratabilir.
Etleri sert ve kayış gibi olduğu için en ucuz et türüdür.
İri Fare
Yerin derinliklerinde yaşayan sıçan türü. Yeryüzündeki kuzenlerine göre çok daha vahşi ve tehlikelidirler. Isırıklarının ciddi zehirleyici etkileri vardır. Çok iyi göremezler ama hassas burunları ve havadaki çok ufak titreşimleri bile hissetmelerini sağlayan bıyıkları vardır.
Meteordan sonra yeryüzüne de yayılmış olan bu türe halk arasında “İnek” de denilir. Bu ismi tatlarının sığır etine benzerliğinden değil boyutlarından ötürü almışlardır. Yine de leziz “inek kebabını” satın aldığınız zaman etin kaynağının bu yaratıklar olduğuna emin olabilirsiniz.
Cin
Saklı türlerin düşük zekalı ama organize yaratıkları. Afetten sonra çoğu cin kabilesinin yer altı yerleşimleri yıkılmış ve bu sefil yaratıklar yeni arayışlar içine girmişlerdir ki bu arayışları onları yeryüzüne de çıkarmıştır.
Cinler tek kaldığında korkak ama grup olarak korkulması gereken vahşi bir türdür. Kabile anlayışına sahiptirler. Kabile şamanları, savaş şefleri ve şefler önemli mevkileri oluşturur. Kabileler güçlerinin yetmediği durumlarda kolayca ittifak kurar, kaynaşır ve ürerler. Yine de bir cin topluluğunda birilerinin anlaşmazlık sonucu ölmediği gün hemen hemen hiç yoktur.
Zekalarının geriliği yüzünden kendileri teknoloji geliştirememiş veya karşılaştıkları diğer medeniyetlerden teknoloji öğrenememişlerdir. Bu nedenle Tüftüf ve çivili kemikten daha gelişmiş silahlara korkuyla yaklaşırlar.
Saklı türler arasında hor görülür ve başta Meran’lar tarafından köle olarak kullanılırlar.
Fareadam
Kuklacı tarafından afet sonrasında geliştirilmiş yeni bir ırk. İnsanlar kadar zekidirler ve yine insanlar kadar karmaşık bir toplumsal düzene sahiptirler. Bir zamanlar müttefik olmuş bu ırk, insanlarla neredeyse topyekün savaş halindedir. Yine de fareadamlarla yenilenebilecek bir müttefiklik kimilerinin en büyük umudu olmaya devam etmektedir.
Kurtadam
Saf, kirlenmemiş, evcilleşmemiş vahşiliğin ete kemiğe bürünmüş hali. Toplulukları ve geçmişleri hakkında pek birşey bilinmiyor.
(sadece bunlarla sınırlı değildir)
arkadaşlar şimdilik bu kadar
güncellenecek
