Tek Link Film İndir , Film İzle , Film İzleme , N73 Temaları , Mp4 Film..

Full Versiyon: Montaigne / Denemeler
Şu anda tam olmayan bir veriyonu görüntülüyorsunuz. Tam versiyonu görmek için, buraya tıklayın



"Erdemli olmayı göze al; bu yola gir;
İyi yaşamayı sonraya bırakan; yolunda bir ırmağa
Rastlayıp da akıp geçmesini bekleyen köylüye benzer;
Irmak hiç durmadan akıp gidecektir."







Michel Eyquem de Montaigne (28 Şubat 1533 - 13 Eylül 1592), Fransız rönesans yazarı.

Michael de Montaigne denemelerinde, kendi portresini sonsuzluk çerçevesinde kaleme almistir. Bütünüyle, yeni bir otobiyografi metodu izleyerek, kosullara ve olgulara kendi cevaplarini sunmus; izlenimlerinde ve fikirlerindeki sürekliligi ortaya çikarmaya çalismistir. Ele aldigi zeki basliklar altinda (yamyamlardan fizyonomige kadar) insanoglunun herseyden bagimsiz olarak incelemis ve tüm zamanlarda, insanin gerçegin pesinden kosarak, içinde bulundugu bitmek bilmeyen arayislari bizlere göstermistir. Montaigne denemeleriyle, alçakgönüllügün ve kibirsizligin en büyük örnegini sunuyor bizlere!



Montaigne, bütün gücünü insan aklinin yetersizligini kanitlamaya harcadi. Benimsedigi ilke, sonsuza dek açik bir soru olarak kalacak olan "Que saisje?" yani "ne bilirim?" sorusuydu. Montaigne'nin degisik konulara deginmesinde, bir konudan bir konuya geçmesinde bu kuskunun payi ve bunu, yazi düzeyinde, benzetmelerle kaypak anlamlar arasinda, sonu gelmeyen ayrintilara giren kesik cümlelerle verdi. Bunun sonunda ortaya çikan sagduyu ve hosgörü üzerine kurulan basli basina bir "yasama sanati"dir.
- Meydan Larousse-




Denemelerden alıntılar :

DOĞRULUK KAYGISI

Düşünce çatışmaları beni ne kırar, ne yıldırır, sadece dürtükler, kafamı çalıştırır. Eleştirilmekten kaçarız: Oysa ki bunu kendiliğimizden istememiz, gelin, bizi eleştirin dememiz gerekir: Hele
eleştirme bir ders gibi değil de bir karşılıklı konuşma gibi olursa.

Biri çıkıp bizim düşüncemizin tersini söyledi mi, onun doğru söyleyip söylemediğine değil, doğru yanlış, kendi düşüncemizi savunmaya bakarız. Bizi düzeltmek isteyene kollarımızı açacak yerde, yumruklarımızı sıkıyoruz. Ama ben dostlarımın bana sert davranmasını istiyorum. Sen bir budalasın, saçmalıyorsun, desinler bana. Ben, dostlar arasında açık, yiğitçe konuşulmasını isterim; dostların düşünceleri neyse sözleri de o olmalı.




YALNIZLIK


Yalnız yaşamanın bir tek amacı vardır sanıyorum; o da daha başıboş, daha rahat yaşamak. Fakat her zaman, buna hangi yoldan varacağımızı pek bilmiyoruz. Çok kez insan dünya işlerini bıraktığını sanır; oysaki bu işlerin yolunu değiştirmekten başka bir şey yapmamıştır. Bir aileyi yönetmek bir devleti yönetmekten hiç de kolay değildir.

Ruh nerde bunalırsa bunalsın, hep aynı ruhtur; ev işlerinin az önemli olmaları, daha az yorucu olmalarını gerektirmez. Bundan başka, saraydan ve pazardan el çekmekle hayatımızın baş kaygılarından kurtulmuş olmuyoruz.



ALIŞKANLIK


Bir köylü kadın, bir danayı doğar doğmaz kucağına alıp sevmiş, sonra da bunu adet edinmiş, her gün danayı kucağına alıp taşırmış; sonunda buna o kadar alışmış ki dana büyüyüp koskoca öküz olduğu zaman, onu yine kucağında taşıyabilmiş. Bu hikayeyi kim uydurduysa, alışkanlığın ne büyük bir güç olduğunu çok iyi anlatmış olacak. Gerçekten alışkanlık pek yaman bir hocadır ve hiç şakası yoktur. Yavaş yavaş, sinsi sinsi içimize ilk adımını atar; başlangıçta kuzu gibi sevimli, alçak gönüllüdür ama, zamanla, oraya yerleşip kökleşti mi, öyle azılı, öyle amansız bir yüz takınır ki kendisine, gözlerimizi bile kaldırmaya izin vermez...



KİTAPLAR VE İNSANLAR


Ne yapacağız bu insanlarla ? Yalnız kitaba girmiş tanıklıklara önem veriyor insanlara kitaba girmedikçe, doğruluğu geçerli yaşı olmadıkça inanmıyorlar. Budalalıklarımızı harflere dökünce saygınlaştırmış oluyoruz. Okudum demek, birinden duydum demekten çok daha ağır basıyor.

Ama ben insanların ellerini ağızlarından daha inanılır bulmadığım, konuşurken saçmaladığımız kadar yazarken de saçmaladığımızı bildiğim ve bizim çağımızı geçmiş başka bir çağdan ayırmadığım için, Aulus Gellius ya da Mavrobius kadar benim bir dostumu, onların yazdıkları kadar benim gördüklerimi öne sürebilirim. Onlar nasıl erdem için uzun sürmekle daha büyük olmaz diyorlarsa ben de doğruluk için, yaşı büyüdükçe akla daha yakın olmaz diyorum. Sık sık söylerim: Örneklerimizi hep yabancılardan ve okul kitaplarından vermemiz ahmaklıktır düpedüz.

Çeviri : Sabahattin EYÜBOĞLU

Referans URL