22-07-2007, 13:40:05 PM
Diyet, perhiz, rejim gibi faaliyetler hedefte Türk delikanlılarının ve
genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar
tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir.
>Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit
atalarımızı ve
>tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada
çalışmaya devam eden Türk kadınlarını;
>kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan
çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve
>büyük Türk ırkını Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız
bir ırk haline getirmektir.
>İcabı halinde 240 ki
uk top mermisini tek başına namluya süren bir
babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline
getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?
>
>İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı
palavradır.
>Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek
ayarlanabilecek bir gaz durumudur.
>Sakın bu oyuna düşmeyin.
>
>Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk
kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz
olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki
gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale
getirmişlerdir.
>
>Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte
vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize
hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.
>
>Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye
birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog
adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp
insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir
>hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir!
>
>Unutmayın su uyur, düşman uyumaz!
genelde de Türk milletinin devamını engellemek için dış mihraklar
tarafından gündeme getirilmiş şuurlu bir düzmecedir.
>Gaye, eskiden bir koyunu, bir oturuşta götüren dev gibi babayiğit
atalarımızı ve
>tarlada doğum yaptıktan sonra bebeğini kundaklayıp, elde orak tarlada
çalışmaya devam eden Türk kadınlarını;
>kalori hesaplayan, hapşırınca yatağa giren, fitness ve aerobik yapan
çıtkırıldım tiplere dönüştürmek ve
>büyük Türk ırkını Çinliler, Japonlar gibi sıska, zayıf ve sağlıksız
bir ırk haline getirmektir.
>İcabı halinde 240 ki
uk top mermisini tek başına namluya süren bir babayiğidin, kalori hesaplayan, yoğurtlu kebabı reddeden bir züppe haline
getirilmesinden daha büyük bir soykırım olabilir mi?
>
>İç yağının, kuyruk yağlarının, anamızın Vita yağının kolestrol yaptığı
palavradır.
>Kolestrol, kebapları yedikten sonra iki şişe soda içerek
ayarlanabilecek bir gaz durumudur.
>Sakın bu oyuna düşmeyin.
>
>Feminizm, kadın hakları, çevre şuuru ve eşitlik adı altında Türk
kızlarının akılları çelinerek, yemek yapmayı bilmeyen, bizim istikbalimiz
olan yavrularını, abuk subuk yiyeceklerle yetiştirecek, damak zevki
gelişmemiş, sunta kılıklı diyet bisküvilerini yiyecek sanan bir hale
getirmişlerdir.
>
>Ayrıca kör olası dış mihraklar, bu kızlarımıza kebap, soğan, çiğ köfte
vb. Lezzetleri yiyen, bardak bardak şalgam suyu içen yiğitlerimize
hanzo-kıro gibi sıfatlar takmayı öğretmişlerdir.
>
>Ayrıca son yıllarda moda gibi gösterilmeye çalışılan Çin mutfağı diye
birşey yoktur. Bu sözde mutfak, acaip zerzevat ile acaip mahlukatın, wog
adı verilen bir tencerede yarı pişmiş yarı çiğ olarak hazırlanıp
insanlara eziyet olsun diye sopalarla yenmesinden ibaret bir
>hokkabazlıktır. Sakın kanmayın, sakın yemeyin. Helal değildir!
>
>Unutmayın su uyur, düşman uyumaz!