RE: İbrahim Tatlıses Fan Clup
Kadınlarımız...
Dilimin döndüğü kadarıynan kadınlarımızı anlatacam. Tabii ki kusurlar bulacaksınız ama şuna emin olun ki yazacağım her satır samimiyetin ta kendisi olacaktır. Ne yalan, ne dolan onlardır bizim anamız, bacımız, nişanlımız, yavuklumuz, sözlümüz, sevgilimiz ve evimizin tek hanımefendisi EŞİMİZ !!!
Şiirleri onlara yazarız, şarkıları onlara söyleriz, Ay'a, Güneş'e, güle, denize, ceylana, kekliğe, bebeğe, bir içim suya, en güzel kokuya, meleğe benzetiriz. Onların uğruna şair oluruz, ozan oluruz. Onlarsız nefes alamayız, göremeyiz, yürüyemeyiz, kalp nabza inat eder, alyuvarlar akyuvarlarımız birbirine girer vücut kimyamız değişir onlarsız... Gerekirse onlar için hem ölürüz hem de 39 yerinden sokak ortalarında bıçaklarız, aşağılarız, iter kakarız çünkü onlar bizim "KADINLARIMIZ''...
Kalp ağrılarımız, yürek sancılarımız, namusumuz, arımız, onlar bizim sosyal yaralarımız çünkü onlar bizim kadınlarımız... Uğurlarında hapis yattığımız, uğurlarında pırangalar eskittiğimiz kadınlarımız. Annelerinden, babalarından söküp aldığımız beyaz gelinlikler giydirip düğünler yaptığımız, ellerine kınalar, bilezikler gerdanlarına beşibirlikler taktığımız evimizin hanım ağası yaptığımız. Yemek tuzlu olduğunda tabağı kafasına fırlattığımız işte onlar bizim kadınlarımız... Acımız, tatlımız, kurumuz, yaşımız, ekmeğimiz, aşımız çilingir soframızda en alâsından sâkimiz, dedim ya onlar bizim kadınlarımız... Dışarıda kızgınlığımızı atamadığımız eve gelince onlara patladığımız, hıncımızı onlardan aldığımız, icabında dövdüğümüz, sövdüğümüz olsun ne var bunda, onlar bizim kadınlarımız. Hevesimizi aldıktan sonra, türlü türlü bahaneler uydurup yavaş yavaş arayı soğutup, mahkemelerde şiddetli geçimsizlikten tek celsede boşadığımız, eşine, dostuna, annesine, babasına karşı boynu bükük ve mahcup bıraktığımız, olsun onlar bizim kadınlarımız... Dul kaldıkları için şehvet uğruna asıldıklarımız, var gücüyle namusunu korumaya çalışan kadınlarımız. Çocuğu olmuyor diye üstüne kuma getirdiğimiz, yetmezmiş gibi kumalar getirdiğimiz, bir şey olmaz be ne olacak onlar bizim vefakâr ve cefakâr kadınlarımız. Çocukları için saçlarını süpürge edenler, sabahlara kadar pencerede kocalarını bekleyenler, beklerken uykuya yenik düşenler, uyuduğu için sopa yiyenler. Savaşta at yok araba yok eşleri cephede düşmanla savaşırken, bir karış toprağını ve namusunu korumak için omuzlarında cepheye top mermisi taşıyanlar vatan uğruna şehit düşen kadınlarımız. Bazen mal gibi görünen bazen sövülen bazen dövülen çocuklarının babasını dışarıya karşı küçültmeyip "o benim evimin direğidir kocamdır sever de döver de" diyen kadınlarımız. Gece yarıları annelerinden babalarından izinsiz barlarda diskolarda eğlenip sarmaş dolaş dans edip gezip tozan, magazin programlarına uygunsuz şekilde malzeme olan kadınlarımız...
Kadın haklarını savunan kadınlarımız kadın bıçaklanırken, yüzüne kezzap atılırken, evden dışarı kovulurken, mahkemeler buna benzer olaylarla dolup taşarken, gece yarılarında sokaklarda türlü türlü pazarlanırken bunlara duyarsız kalan İbo'nun "ben bitti demeden bitmez" lafının manasını anlamadan reklam için ayaklanan, süslenip püslenip televizyon kanallarında boy boy kendilerini gösteren bu şekilde kadın haklarını savunan kadınlarımız... Artık renginizi belli edin! Varsanız var yoksanız da yok olun! Atilla İlhan'ın dediği gibi "Ne kadınlar sevdim zaten yoktular''